Destek Hattı:

0332 235 49 74

    facebook twitter instagram avukat youtube

Sıkça Sorulan Sorular

Kesin bir süre vermek imkânsızdır. Bir ayda boşanma süreci bitebileceği gibi; boşanma davası birkaç sene de sürebilmektedir.

Kısa bir sürede boşanmanın tek yolu eşinizle anlaşarak boşanmaktır. Acil boşanmak istiyorum, bu işin biran önce sonlansın diyen eşler aralarında anlaşma yapmaları gerekir. Ancak şöyle bir durum var ki anlaşmalı boşanma davası açmak için eşlerin en az 1 yıl evli olması şartı gerekiyor.

Anlaşmalı boşanma davasında, eşlerin nasıl boşanacakları konusunda en ince ayrıntısına kadar anlaşmaları gerekmektedir. Eşler arasında hazırlanacak olan anlaşmalı boşanma protokolüne tazminat, mal paylaşımı, varsa çocukların velayeti, ziynet eşyalarının paylaşımı, nafaka, soyadı gibi konularda varılan anlaşma maddeleri yazılmalıdır. Tekrar belirtmekte fayda var ki; evliliklerinde 1 yılını doldurmamış eşlerin her ikisinin de istemesi durumunda dahi anlaşmalı boşanma davası açmaları mümkün değildir. Çekişmeli boşanma davasında ise, tarafların boşanma ya da boşanmadan kaynaklanacak tazminat, velayet, mal paylaşımı gibi konularda anlaşamadıkları veya 1 yılını doldurmayan evliliklerde söz konusudur.

Burada yapmanız gereken 3 önemli konu var. Birincisi; eşinizin boşanma dilekçesine cevap vermek. Cevap verirken eşinizin iddia ettiği olayların gerçek olup olmadığını belirtmeniz de ayrıca önemli. Boşanmak istiyor musunuz? Tazminat, nafaka ve çocuğun velayetini istiyor musunuz? Bunları dilekçenizde anlatmanız gerekiyor. İkincisi; boşanma mahkemesine delil ve tanık-şahit listesi sunmanız gerekiyor. Şahitlerinizin ad soyad ve adreslerini bir liste ile mahkemeye sunmanız çok önemli. Üçüncüsü; hazırladığınız cevap dilekçesi ile delil-tanık-şahit listesini boşanma dava dilekçesi size gelmesinden itibaren 2 hafta içinde mahkemeye vermelisiniz. Eğer vermezseniz cevap dilekçesi vermediğiniz için boşanma davasının reddini istemiş sayılırsınız. Ve mahkemede, tanık – şahit dinletemezsiniz. 2 haftalık cevap ve delil – tanık listesi vermemeniz halinde çok ciddi hak kayıplarınız oluşabilir. Dikkat edin diyoruz.

Bir dava açılırken başlangıçta dava harcı adı altında bir ödeme yatırılmalıdır. Bu harç miktarı davaların türüne göre alınacak harç değişiklik göstermektedir. Harç miktarları yasayla belirlenmiş olup her yıl yenilenmekte ve değişmektedir. Bu harç dışında tebligat giderleri ile keşif, bilirkişi, tanık ücretlerini de içine alan bir gider avansı daha ödenmektedir. Bu gider avansı da her yıl adalet bakanlığınca tespit edilmektedir. Yapılan son yasal değişikliklerden sonra gider avansı da bir dava şartı olarak kabul edilmiştir. Yani gider avansı yatırmadan bir davanın görülmesi mümkün değildir. Gerek harç ve gerekse gider avansı öncelikle davacı taraftan alınmaktadır. Davanın akibeti önceden yapılan bu masrafların akibetini de ortaya koymaktadır. Yani dava sonunda mahkeme, masrafların kime ait olması gerektiğini de hükme bağlamaktadır...

Her dava kendi içerisinde kendine has özellikler ihtiva etmektedir. Asgari talep edilen avukat ücreti ise her sene barolar tarafından ilan edilmektedir...

Söz konusu davalar olduğu vakit hiçbir zaman hiçbir duruma kesin gözüyle bakılmaması gerekir. Bu nedenle hiçbir zaman "kesin" gibi bir kelime kullanıp müvekkillerimize bir taahhüt vermeyiz. Aksi takdirde hizmet değil umut satmış oluruz. Müvekkillerimize verebileceğimiz tek taahhüt dava veya işinizi elimizden gelen en iyi şekilde, en yüksek gayret ve çaba ile takip edeceğimizdir...

Mirasbırakan sağlığında yaptığı paylaşımlar ile saklı paylı mirasçılarının haklarını azaltmış veya yok etmiş ise bu saklı paylı mirasçılar tenkis davası adı verilen bir dava açarak bu paylaşımların kendileri ile alakalı kısmını iptal ettirebilirler. Burada saklı paylı mirasçı sadece saklı payına ilişkin burumu dava edebilir. Bunun dışında kalan oranlar üzerinde eğer paylaşım hukuka uygun ise müdahale edemez. Bu davayı mirasçı zararını öğrendikten itibaren 1 yıl her halükarda 10 yıl içerisinde açmalıdır...

Miras bırakanın sağ kalan eşinin miras payı mirasçı olduğu zümreye göre değişiklik göstermektedir. Sağ kalan eş alt soy yani vefat edenin çocukları ile birlikte mirasçı olursa mirasın 1 / 4 sağ kalan eşe ait olacak ve kalan 3 / 4 çocuklar arasında eşit olarak paylaştırılacaktır. Sağ kalan eş miras bırakanın annesi ve babası ile birlikte mirasçı olur mirasın yarısı sağ kalan eşin kalan yarısı da miras bırakanın annesi ve babası arasında eşit olarak paylaştırılacaktır. Sağ kalan eş miras bırakanın büyükannesi ve büyükbabası ile birlikte mirasçı olursa mirasın 3 / 4 ü sağ kalan eşe verilir ve kalan 1 / 4 te mirasbırakanın büyük anne ve büyük babaları arasında eşit olarak paylaştırılır.

Mirasçılar kimi zaman mirasbırakan ile aralarındaki kişisel husumetlerden dolayı, kimi zamanda mirasbırakanın malvarlığının borca batık olmasından dolayı kalacak mirası istemeyebiliyorlar. Bu doğrultuda yasal ve atanmış mirasçılara kanun mirası reddetme hakkı tanımıştır. Mirasçılar mirasbırakanın ölümü ile birlikte mirasçı olduklarını öğrendikleri tarihten itibaren 3 ay içerisinde mirası reddedebilirler. Bu red beyanı yazılı veya sözlü olarak sulh hukuk hakimine yapılmalıdır. Aksi halde geçersiz olur. Ancak eğer mirasbırakanın malvarlığı borca batık ise bu defa mirasçıların irade beyanına lüzum kalmadan otomatik olarak miras reddedilmiş sayılır. Ayrıca miras en yakın mirasçıların tamamı tarafından reddedilirse sulh hukuk hakimi mirası iflas hükümlerine göre tasfiye eder. Tasfiyenin ardından bir malvarlığı değeri kalmış ise miras reddetmemiş gibi mirasçılara verilir.

Saklı paylı mirasçıların Türk Medeni Kanunu’nda belirtilen bir takım hareketlerde bulunmaları halinde mirasbırakan tarafından mirastan çıkarılabilirler. Kanuna göre saklı paylı mirasçılar mirasbırakana veya yakınlarına karşı ağır bir suç işlerse veya mirasbırakana veya mirasbırakanın aile üyelerine karşı aile hukukundan doğan ödevlerini yerine getirmez ise mirasbırakan tarafından mirasçılıktan çıkarılabilir. Mirastan çıkarılan saklı paylı mirasçı mirastan pay alamayacağı gibi tenkis davası da açamaz. Mirasçılıktan çıkarılan bu saklı paylı mirasçının payı altsoyu var ise ona geçer altsoy yok ise diğer mirasçılar arasında eşit oranda paylaştırılır. Mirasbırakan mirastan çıkarma sebebini açıkça belirtmelidir. Aksi halde çıkarma işlemi geçersiz olur.