Babalık davası ve soybağının tespiti davası, evlilik dışında doğan çocuk ile biyolojik baba arasındaki soybağının hukuken kurulmasını sağlayan önemli aile hukuku yollarındandır. Türk Medeni Kanunu’na göre çocuk ile anne arasındaki soybağı doğumla kurulurken, çocuk ile baba arasındaki soybağı anne ile evlilik, tanıma veya hâkim hükmü yoluyla kurulabilir.
Babanın çocuğu tanımadığı durumlarda anne veya çocuk tarafından açılacak babalık davası yoluyla soybağının mahkeme kararıyla kurulması mümkündür. Ancak çocuğun başka bir erkekle soybağı bulunuyorsa öncelikle mevcut soybağının ortadan kaldırılması gerekir. Bu nedenle babalık ve soybağı uyuşmazlıklarında çocuğun mevcut hukuki statüsü, babalık karinesi, DNA incelemesi ve uygulanacak dava yolunun doğru belirlenmesi önem taşır.
Soybağı Nedir?
Soybağı, çocuğun anne ve babasıyla arasındaki hukuki bağı ifade eder. Bu bağ yalnızca biyolojik kökene ilişkin bir tespit değildir; çocuğun aile hukuku içindeki statüsünü, mirasçılığını, nafaka haklarını ve ebeveynlerin çocuk karşısındaki yükümlülüklerini doğrudan etkileyen hukuki bir ilişkidir.
Türk Medeni Kanunu sisteminde çocuk ile anne arasındaki soybağı doğumla kurulur. Çocuk ile baba arasındaki soybağının kurulması ise anne ile evlilik, tanıma veya hâkim hükmü gibi kanunda düzenlenen hukuki sebeplere dayanır. Evlat edinme yoluyla da soybağı kurulması mümkündür. Bu nedenle biyolojik babalık ile hukuken baba sayılmak her durumda aynı kavram değildir.
Babalık Davası Nedir?
Babalık davası, evlilik dışında doğan çocuk ile biyolojik baba arasında soybağının mahkeme hükmüyle kurulmasını sağlayan bir soybağı davasıdır. TMK m.301 uyarınca çocuk ile baba arasındaki soybağının mahkemece belirlenmesini anne ve çocuk isteyebilir. Dava babaya; baba ölmüşse mirasçılarına karşı yöneltilir.
Babalık davasının temel amacı yalnızca biyolojik babanın kim olduğunun belirlenmesi değildir. Verilecek hükümle birlikte çocuk ile baba arasında soybağı hukuken kurulmuş olur ve buna bağlı aile hukuku ile miras hukuku sonuçları ortaya çıkar.
Ancak çocuğun hâlihazırda başka bir erkekle soybağı varsa önemli bir usul meselesi ortaya çıkar. Mevcut soybağı ortadan kaldırılmadan başka bir kişi hakkında babalık hükmü kurulamaz. Yargıtay uygulamasında da soybağının reddi ile babalık taleplerinin ayrı davalarda ele alınması gerektiği kabul edilmektedir.
Baba ile Soybağı Nasıl Kurulur?
Türk Medeni Kanunu m.282 uyarınca çocuk ile baba arasındaki soybağı; anne ile evlilik, tanıma veya hâkim hükmüyle kurulur. Bunun yanında evlat edinme de çocuk ile ebeveyn arasında soybağı meydana getiren ayrı bir hukuki kurumdur.
Evlilik bakımından kanun bir babalık karinesi kabul etmiştir. Evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üç yüz gün içinde doğan çocuğun babası koca sayılır. Üç yüz günlük süre geçtikten sonra doğan çocuğun kocaya bağlanması ise annenin evlilik sırasında gebe kaldığının ispatıyla mümkündür.
Evlilik dışında doğan çocuklarda ise baba ile soybağı kendiliğinden kurulmaz. Anne ve babanın sonradan evlenmesi, babanın çocuğu usulüne uygun biçimde tanıması veya açılacak babalık davası sonucunda hâkim tarafından babalığa hükmedilmesi söz konusu olabilir.
Baba ile Soybağının Kurulması Yolları Nelerdir?
Baba ile soybağının kurulmasında uygulanacak hukuki yol, çocuğun evlilik içinde doğan veya evlilik dışında doğmuş olmasına ve mevcut nüfus kayıtlarına göre değişir.
Evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesini izleyen üç yüz günlük dönem içerisinde doğum gerçekleşmişse kural olarak koca çocuğun babası kabul edilir. Evlilik dışında doğan çocuk bakımından ise anne ve babanın sonradan evlenmesiyle soybağı kendiliğinden kurulabilir. Bunun dışında baba çocuğu tanıyabilir; tanıma gerçekleşmiyorsa anne veya çocuk babalık davasına başvurabilir.
Dolayısıyla soybağının kurulmasına ilişkin uyuşmazlıklarda öncelikle çocuğun mevcut hukuki statüsünün belirlenmesi gerekir. Özellikle başka bir erkekle kurulmuş soybağının bulunması, doğrudan yeni bir babalık ilişkisi kurulmasına engel oluşturabilir.
Tanıma Yolu ile Soybağının Kurulması Nasıl Olur?
Tanıma, evlilik dışı doğan çocuk ile biyolojik baba arasında dava açılmasına gerek olmaksızın soybağı kurulmasını sağlayan tek taraflı bir hukuki işlemdir. TMK m.295 uyarınca baba; nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvuruda bulunarak, resmî senet düzenleyerek ya da vasiyetnamesinde beyanda bulunarak çocuğunu tanıyabilir.
Tanımanın en önemli sınırlarından biri mevcut soybağıdır. Çocuk başka bir erkekle hukuken soybağı içerisindeyse, bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanıma yoluyla yeni bir baba-çocuk ilişkisi kurulamaz. Geçerli tanıma sonucunda baba ile çocuk arasındaki soybağı doğrudan kurulur. Böylece çocuk, soybağına bağlı nafaka ve mirasçılık gibi haklardan yararlanabilir.
Tanıma ve Babalık Davası Arasındaki Fark Nedir?
Tanıma ve babalık davası aynı sonuca, yani çocuk ile baba arasında hukuki soybağının kurulmasına hizmet etse de yöntemleri tamamen farklıdır.
Tanıma, babanın kendi iradesiyle gerçekleştirdiği tek taraflı bir hukuki işlemdir. Babalık davasında ise babanın tanıma iradesine ihtiyaç duyulmaz; anne veya çocuk mahkemeden biyolojik babalığın belirlenmesini ve soybağının kurulmasını talep eder. Bu nedenle babanın çocuğu gönüllü olarak tanımadığı durumlarda babalık davası önem kazanır.
Babalık davasında ayrıca özel ispat kuralları bulunmaktadır. Davalının çocuğun doğumundan önceki üç yüzüncü gün ile yüz sekseninci gün arasında anneyle cinsel ilişkide bulunmuş olması babalığa karine oluşturur. Davalı ise çocuğun babası olmasının olanaksızlığını veya bir üçüncü kişinin baba olma olasılığının kendisininkinden daha yüksek olduğunu ispatlayarak bu karineyi çürütebilir. Günümüzde soybağının biyolojik yönden belirlenmesinde DNA incelemesi de temel bilimsel delillerden biridir.
Soybağının Tespiti Davası Nedir?
Soybağının tespiti davası, çocuk ile baba arasındaki hukuki bağın mahkeme kararıyla belirlenmesine yönelik soybağı davalarını ifade eder. Evlilik dışında doğan çocuk bakımından biyolojik baba çocuğu tanımamışsa, TMK m.301 kapsamında babalık davası yoluyla soybağı kurulması talep edilebilir.
Ancak çocuğun başka bir erkekle soybağı mevcutsa öncelikle bu hukuki bağın ortadan kaldırılması gerekir. Yargıtay uygulamasına göre mevcut soybağı geçersiz kılınmadan biyolojik baba olduğu iddia edilen kişi hakkında babalık hükmü kurulamaz; bu durumda önce soybağının reddi davası sonuçlandırılmalıdır.
Babalık Davası Nasıl Açılır?
Babalık davası, baba olduğu iddia edilen kişiye; bu kişi ölmüşse mirasçılarına karşı görevli ve yetkili aile mahkemesinde dava dilekçesiyle açılır. Dilekçede biyolojik babalık iddiasına dayanak vakıalar ortaya konulmalı ve soybağının mahkeme kararıyla kurulması açıkça talep edilmelidir.
Babalık davaları kamu düzeniyle yakından ilgili olduğundan hâkim, maddi olguları re’sen araştırabilir ve delilleri serbestçe değerlendirebilir. Soybağının belirlenmesinde zorunlu olan genetik incelemeler de yargılama sırasında gündeme gelebilir.
Çocuğun başka bir erkekle soybağı bulunması hâlinde ise doğrudan babalık hükmü kurulamaz. Soybağının reddi davasının sonucunda mevcut bağ kaldırıldıktan sonra biyolojik babaya yönelik babalık talebi değerlendirilebilir.
Babalık Davasını Kimler Açabilir?
TMK m.301 uyarınca babalık davasını anne ve çocuk açabilir. Anne ile çocuğun dava hakları birbirinden bağımsızdır. Dava babaya, babanın ölmüş olması hâlinde ise mirasçılarına karşı yöneltilir.
Babalık davası ayrıca Cumhuriyet savcısı ve Hazineye ihbar edilir. Dava anne tarafından açılmışsa kayyıma, kayyım tarafından açılmışsa anneye de ihbarda bulunulması gerekir. Böylece doğan çocuk ile baba arasındaki soybağının hukuken doğru biçimde belirlenmesi amaçlanır.
Babalık Davasının Şartları Nelerdir?
Babalık davasının temel şartı, çocuk ile davalı arasında hukuken kurulmuş bir baba-çocuk soybağının bulunmaması ve davalının biyolojik baba olduğunun ileri sürülmesidir. Özellikle evlilik dışı doğan çocuk babası tarafından tanınmamışsa, babalık hükmüyle soybağının kurulması istenebilir.
Bununla birlikte çocuğun başka bir erkekle soybağı varsa mevcut bağ kaldırılmadan yeni bir soybağı kurulamaz. Örneğin evlilik içinde doğan çocuğun babası kocadır şeklindeki babalık karinesi geçerliyse, biyolojik baba olduğu ileri sürülen kişiye doğrudan babalık davası yöneltilmesi yeterli olmaz. Öncelikle koşulları varsa soybağının reddi davasını açarak mevcut babalık karinesinin çürütülmesi gerekir.
Babalık Davasında Babalık Karinesi Nedir?
Babalık davasındaki özel karine TMK m.302’de düzenlenmiştir. Buna göre davalının çocuğun doğumundan önceki üç yüzüncü gün ile yüz sekseninci gün arasında anne ile cinsel ilişkide bulunmuş olması babalığa karine teşkil eder. Bu dönem dışında olmakla birlikte fiilî gebe kalma döneminde cinsel ilişkinin gerçekleştiği tespit edilirse de aynı karine uygulanabilir.
Karinenin varlığı babalık iddiasının ispatında önemli bir hukuki sonuç doğurur; ancak kesin ve değiştirilemez değildir. Davalı, çocuğun babası olmasının olanaksızlığını veya üçüncü kişinin baba olma olasılığının kendisininkinden daha yüksek olduğunu ispat ederek babalık karinesini çürütebilir.
Babalık Davasında DNA Testi Nasıl Yapılır?
Babalık davasında DNA testi, çocuk ile baba olduğu iddia edilen kişi arasında biyolojik bağ bulunup bulunmadığının bilimsel yöntemlerle belirlenmesini sağlar. Soybağı davalarının niteliği gereği hâkim, gerçeğin ortaya çıkarılması için gerekli genetik incelemelerin yapılmasına karar verebilir.
HMK m.292 uyarınca, uyuşmazlığın çözümü bakımından zorunlu ve bilimsel verilere uygun olması ve sağlık açısından tehlike yaratmaması şartıyla kişiler soybağının belirlenmesi için gerekli kan veya doku örneklerinin alınmasına katlanmakla yükümlüdür. Haklı bir neden olmaksızın incelemeye rıza gösterilmemesi hâlinde hâkim incelemenin zor kullanılarak yapılmasına karar verebilir.
Babalık Hükmünün Hukuki Sonuçları Nelerdir?
Babalık davasının kabul edilmesiyle çocukla baba arasındaki soybağı mahkeme hükmüyle kurulur. Böylece çocuk, hukuken davalının çocuğu statüsünü kazanır ve soybağına bağlı haklardan yararlanabilir. Babalık hükmü, yalnızca biyolojik ilişkinin tespitinden ibaret olmayıp aile ve miras hukuku bakımından sonuç doğuran yenilik doğurucu nitelikte bir karardır.
Baba ile soybağı tespit edildikten sonra çocuk, babasına karşı nafaka ve mirasçılık gibi soybağından kaynaklanan haklara sahip olur. Anne de TMK m.304 kapsamında babalık davası ile birlikte veya ayrı olarak doğum giderleri, doğumdan önceki ve sonraki altışar haftalık geçim giderleri ile gebelik ve doğumun gerektirdiği diğer giderleri talep edebilir.
Babalık Davası Açma Süresi Var mıdır?
Babalık davası çocuğun doğumundan önce veya sonra açılabilir. Ancak burada önemli bir güncel hukuki ayrım bulunmaktadır: TMK m.303’te daha önce anne ve çocuk yönünden öngörülen sürelerin tamamı bugün aynı şekilde uygulanmamaktadır.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararları sonrasında çocuğun babalık davası açma hakkı hak düşürücü süreye tabi değildir. Anne bakımından ise doğumdan itibaren bir yıllık hak düşürücü süre devam etmektedir. Çocuğun başka bir erkekle soybağı bulunması hâlinde annenin bir yıllık süresi, bu soybağı ilişkisinin ortadan kalktığı tarihten itibaren işlemeye başlar.
Bu nedenle babalık davasının süresi değerlendirilirken davayı annenin mi yoksa çocuğun mu açtığı özellikle dikkate alınmalıdır.
Soybağının Reddi Davası Nedir?
Soybağının reddi davası, kanundan kaynaklanan babalık karinesinin ortadan kaldırılmasını sağlayan soybağı davasıdır. TMK m.285 uyarınca evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden itibaren üç yüz gün içinde doğan çocuğun babası koca kabul edilir. Soybağının reddi davasının amacı, bu hukuki karinenin gerçeği yansıtmadığının ortaya konulmasıdır.
Koca, soybağının reddi davasını açarak babalık karinesini çürütebilir. Çocuk da kanunda öngörülen şartlar çerçevesinde soybağının reddini talep edebilir. İspatın kapsamı ise çocuğun evlilik içinde mi, evlenmeden önce mi veya eşlerin ayrı yaşadığı dönemde mi ana rahmine düştüğüne göre farklılaşır.
Soybağının Reddi Davası ile Babalık Davası Arasındaki Fark Nedir?
Bu iki dava birbirinin alternatifi değildir. Soybağının reddi davası mevcut soybağını ortadan kaldırırken, babalık davası yoluyla soybağının kurulması amaçlanır. Bu ayrım özellikle çocuğun hukuken bir erkeğe bağlı olmasına rağmen biyolojik babasının başka bir kişi olduğunun ileri sürüldüğü durumlarda önemlidir.
Çocuğun başka bir erkekle mevcut soybağı ilişkisi ortadan kaldırılmadan başka bir kişi hakkında babalık hükmü kurulamaz. Dolayısıyla önce soybağının reddi davası görülmeli; mevcut bağ kaldırıldıktan sonra biyolojik baba olduğu ileri sürülen kişiye karşı babalık talebi değerlendirilmelidir.
Yargıtay da soybağının reddi ile babalığın tespiti taleplerinin aynı dava içerisinde sonuçlandırılmasını uygun görmemektedir. Her iki talep birlikte ileri sürülmüşse babalık talebinin ayrılarak soybağının reddi davasının sonucunun beklenmesi gerekir.
Babalık Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme Hangisidir?
Babalık davalarında görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Aile Mahkemesi kurulmamış yerlerde ise Asliye Hukuk Mahkemesi, Aile Mahkemesi sıfatıyla davaya bakar. Yargıtay uygulamasında da soybağına ilişkin davaların aile mahkemelerinin görev alanında olduğu açıkça kabul edilmektedir.
Yetkili mahkeme ise TMK m.283 uyarınca taraflardan birinin dava tarihindeki veya çocuğun doğumu sırasındaki yerleşim yeri mahkemesidir. Bu özel yetki kuralı, hem babalık davası hem de diğer soybağı uyuşmazlıkları bakımından uygulanır.
