Cinsel Taciz Suçu ve Cezası (TCK 105)
Cinsel taciz suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 105. maddesinde düzenlenen ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar arasında yer alan bir suç tipidir. Kanun koyucu, bireyin cinsel özgürlüğünü ve cinsel yönden huzurunu korumayı amaçlamış; bedensel temas içermeyen ancak cinsel amaç taşıyan davranışları cezai yaptırıma bağlamıştır. Bu yönüyle cinsel taciz suçu, uygulamada sıklıkla cinsel saldırı suçu ile karıştırılmakta olup iki suç tipi arasındaki temel ayrım, mağdurun bedenine yönelik fiziksel temasın bulunup bulunmamasıdır.
TCK 105 kapsamında cinsel taciz suçu; sözlü ifadeler, cinsel içerikli mesajlar, sosyal medya yazışmaları, elektronik posta, telefon aramaları, cinsel organını teşhir etme veya benzeri bedensel temas içermeyen davranışlarla işlenebilmektedir. Ancak failin mağdurun bedenine cinsel amaçla temas etmesi halinde artık cinsel taciz değil, cinsel saldırı suçu veya mağdurun çocuk olması durumunda çocukların cinsel istismarı suçu gündeme gelir.
Bu rehberde cinsel taciz suçunun tanımı, suçun unsurları, TCK 105 kapsamında düzenlenen basit ve nitelikli halleri, ceza miktarları, deliller ve ispat, şikâyet süresi, zamanaşımı, adli para cezası, görevli mahkeme, soruşturma ve yargılama süreci ile Yargıtay uygulamalarında benimsenen kriterler ayrıntılı olarak açıklanmaktadır.
Cinsel Taciz Suçu Nedir?
Cinsel taciz suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 105. maddesinde düzenlenen ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar arasında yer alan bir suç tipidir. Kanun koyucu, bireyin cinsel özgürlüğünü ve cinsel yönden huzurunu korumayı amaçlamış; bedensel temas içermeyen ancak cinsel amaç taşıyan davranışları yaptırıma bağlamıştır.
TCK'nın 105. maddesine göre bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi hakkında, kanunda belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde ceza uygulanmaktadır. Bu suçun en önemli özelliği, fail ile mağdur arasında fiziksel temasın bulunmamasıdır. Zira failin mağdura yönelik davranışı bedensel temas boyutuna ulaştığında artık cinsel taciz suçunu değil, somut olayın özelliklerine göre cinsel saldırı suçu veya çocuklara karşı işlenmesi halinde çocukların cinsel istismarı suçunu oluşturabilir.
Cinsel taciz; sözlü ifadeler, cinsel içerikli mesajlar, telefon aramaları, sosyal medya üzerinden gönderilen yazılar, elektronik haberleşme araçlarıyla iletilen görüntüler, cinsel içerikli ses kayıtları veya benzeri davranışlarla işlenebilir. Ancak her rahatsız edici söz veya davranış cinsel taciz olarak değerlendirilmez. Suçun oluşabilmesi için failin cinsel amaç taşıması ve davranışın mağdurun cinsel özgürlüğünü ihlal edecek nitelikte olması gerekir.
TCK 105 Kapsamında Cinsel Taciz Suçu
TCK 105 kapsamında düzenlenen cinsel taciz suçu, mağdurun vücut dokunulmazlığına temas edilmeksizin gerçekleştirilen cinsel amaçlı davranışları cezalandırmaktadır. Kanun metninde "bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi hakkında" hükmüne yer verilmiş olup, suçun maddi unsurunu bedensel temas içermeyen taciz niteliğindeki davranışlar oluşturmaktadır.
Uygulamada en sık karşılaşılan örnekler arasında;
-
Cinsel içerikli mesaj gönderilmesi,
-
Israrlı şekilde cinsel ilişki teklif edilmesi,
-
Sosyal medya üzerinden cinsel içerikli yazışmalar yapılması,
-
Telefonla cinsel amaçla rahatsız edilmesi,
-
Cinsel organını teşhir etme,
-
Cinsel içerikli sözler veya işaretlerle mağdurun rahatsız edilmesi,
yer almaktadır.
Buna karşılık failin mağdura dokunması, sürtünmesi, öpmesi veya fiziksel temas kurması halinde cinsel taciz suçu değil, cinsel saldırı suçu gündeme gelir. Mağdurun çocuk olması ve bedensel temasın bulunması halinde ise çocukların cinsel istismarı hükümleri uygulanacaktır.
Cinsel Taciz Suçunun Unsurları
Cinsel taciz suçunun oluşabilmesi için kanunda öngörülen maddi ve manevi unsurların birlikte gerçekleşmesi gerekir.
İlk olarak suçun faili ve mağduru bakımından herhangi bir özellik aranmaz. Kadın veya erkek herkes bu suçun faili ya da mağduru olabilir.
Suçun temel hareketi, bir kimseyi cinsel amaçlı olarak rahatsız eden ve bedensel temas içermeyen davranışlardır. Bu davranışlar sözlü, yazılı, görsel veya elektronik haberleşme araçları aracılığıyla gerçekleştirilebilir. Failin cinsel amaç taşımayan davranışları ise olayın özelliklerine göre hakaret, tehdit veya kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçunu oluşturabilir.
Suçun manevi unsuru kasttır. Failin cinsel amaç doğrultusunda hareket etmesi zorunludur. Başka bir ifadeyle, davranışın mağdurun cinsel özgürlüğünü ihlal etmeye veya failin cinsel arzularını gerçekleştirmeye yönelik olması gerekir. Cinsel amaç bulunmadığı takdirde TCK'nın 105. maddesinde düzenlenen cinsel taciz suçundan söz edilemez.
Ayrıca mağdurun cinsel yönden rahatsız edilmesine elverişli bir davranış bulunmalı ve fiil belirli bir kişiye yönelmiş olmalıdır. Genel nitelikteki ifadeler veya belirli bir kişiyi hedef almayan davranışlar her zaman cinsel taciz kapsamında değerlendirilmez.
Cinsel Taciz Suçunun Cezası
Cinsel taciz suçunun cezası, suçun basit veya nitelikli şekilde işlenmesine göre değişmektedir.
TCK'nın 105. maddesinin birinci fıkrasına göre bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi hakkında, mağdurun şikâyeti üzerine üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına veya adlî para cezasına hükmolunur.
Fiilin çocuğa karşı işlenmesi halinde ise altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Bu durumda kanun yalnızca hapis cezası öngörmüş olup adlî para cezası uygulanması mümkün değildir.
Mahkeme tarafından hükmedilecek ceza belirlenirken failin kastının yoğunluğu, eylemin gerçekleşme biçimi, mağdur üzerindeki etkisi ve olayın tüm özellikleri dikkate alınmaktadır. Şartların oluşması halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması, cezanın ertelenmesi veya kısa süreli hapis cezasının adlî para cezasına çevrilmesi hususları da ayrıca değerlendirilebilir.
Cinsel Taciz Suçunun Nitelikli Halleri
Kanun koyucu bazı durumlarda cinsel taciz suçunun daha ağır cezalandırılmasını öngörmüştür. TCK'nın 105. maddesinin ikinci fıkrasına göre suçun;
-
Kamu görevinin sağladığı kolaylıktan yararlanılarak,
-
Hizmet ilişkisinin sağladığı kolaylıktan faydalanılarak,
-
Aile içi ilişkinin sağladığı güven kullanılarak,
-
Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti veren kişiler tarafından,
-
Aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan yararlanılarak,
-
Posta veya elektronik haberleşme araçları kullanılarak,
-
Teşhir suretiyle,
işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Bunun yanında işlenen cinsel taciz nedeniyle mağdurun işi bırakmak, okuldan ayrılmak veya ailesinden ayrılmak zorunda kalması halinde verilecek ceza bir yıldan az olamaz.
Özellikle sosyal medya uygulamaları, elektronik posta, mesajlaşma programları veya benzeri elektronik haberleşme araçları kullanılarak gerçekleştirilen cinsel içerikli yazışmalar uygulamada en sık rastlanan nitelikli cinsel taciz halleri arasında yer almaktadır.
Cinsel Taciz Suçu Nasıl İspatlanır?
Cinsel taciz suçunda ispat, ceza yargılamasının en önemli aşamalarından biridir. Bu suç çoğu zaman mağdur ile fail arasında ve üçüncü kişilerin bulunmadığı ortamlarda işlendiğinden delillerin kapsamlı şekilde değerlendirilmesi gerekir.
Mahkemeler yalnızca tek bir delile dayanarak değil, dosya kapsamındaki tüm delilleri birlikte değerlendirerek karar vermektedir.
Cinsel taciz suçunun ispatında özellikle;
-
Mağdurun tutarlı ve hayatın olağan akışına uygun beyanı,
-
Tanık anlatımları,
-
WhatsApp, SMS ve sosyal medya yazışmaları,
-
Elektronik posta kayıtları,
-
Telefon görüşme kayıtları,
-
Ses ve görüntü kayıtları,
-
Kamera kayıtları,
-
Dijital materyaller,
-
Noter aracılığıyla alınan elektronik tespit kayıtları,
önemli deliller arasında yer almaktadır.
Bu nedenle cinsel taciz suçunda hem mağdurun haklarının korunması hem de şüpheli veya sanığın adil yargılanma hakkının sağlanabilmesi için tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır.
Cinsel Taciz Suçunda Deliller ve İspat
Cinsel taciz suçlarında ispat, ceza yargılamasının en hassas konularından biridir. Çünkü cinsel taciz eyleminin çoğu zaman yalnızca fail ile mağdur arasında gerçekleşmesi, tanık bulunmaması veya fiziksel delil elde edilememesi nedeniyle mahkemeler tüm delilleri birlikte değerlendirmektedir.
Cinsel taciz suçuna ilişkin soruşturma ve kovuşturmalarda özellikle;
-
Mağdurun tutarlı ve hayatın olağan akışına uygun beyanı,
-
Tanık anlatımları,
-
WhatsApp, SMS ve sosyal medya yazışmaları,
-
Elektronik posta kayıtları,
-
Telefon görüşme ve HTS kayıtları,
-
Ses ve görüntü kayıtları,
-
Kamera görüntüleri,
-
Bilgisayar ve cep telefonlarından elde edilen dijital veriler,
-
Noter aracılığıyla düzenlenen elektronik tespit kayıtları,
önemli delil niteliği taşımaktadır.
Özellikle yazılı şekilde cinsel taciz gerçekleştirilmesi, sosyal medya uygulamaları veya elektronik haberleşme araçları üzerinden cinsel içerikli mesajlar gönderilmesi halinde dijital deliller soruşturmanın en önemli ispat araçlarından biri hâline gelmektedir. Buna karşılık mahkeme, cinsel taciz suçunu oluşturup oluşturmadığını değerlendirirken yalnızca tek bir delile değil, dosya kapsamındaki tüm delillere göre karar vermektedir.
Cinsel Taciz Suçunda Adli Para Cezası Uygulanır mı?
Cinsel taciz suçunun cezası suçun basit veya nitelikli şekilde işlenmesine göre değişmektedir.
Cinsel taciz suçunun basit hali bakımından TCK'nın 105. maddesi uyarınca fail hakkında üç aydan iki yıla kadar hapis cezası veya adli para cezasına hükmolunabilir. Dolayısıyla mahkeme, somut olayın özelliklerini dikkate alarak hapis cezası yerine adli para cezası uygulanmasına karar verebilir.
Ancak çocuğa karşı işlenen cinsel taciz suçunda kanun yalnızca altı aydan üç yıla kadar hapis cezası öngörmüş olup adli para cezası uygulanması mümkün değildir.
Bunun yanında suçun nitelikli halleri bakımından da verilecek ceza yarı oranında artırılmaktadır. Bu nedenle nitelikli cinsel taciz suçlarında doğrudan adli para cezası uygulanması her somut olay bakımından ayrıca değerlendirilmektedir.
Mahkeme tarafından hükmedilen kısa süreli hapis cezalarının hapis cezası yerine adli para cezasına çevrilip çevrilemeyeceği ise Türk Ceza Kanunu'nun genel hükümleri çerçevesinde belirlenmektedir.
Cinsel Taciz Suçunda Şikâyet Süresi ve Zamanaşımı
Cinsel taciz suçunun soruşturulması, suçun işleniş şekline göre farklı usullere tabidir.
Cinsel taciz suçunun basit hali mağdurun şikâyetine bağlıdır. Şikâyet hakkı, mağdurun fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren altı ay içerisinde kullanılmalıdır. Bu süre içerisinde şikâyette bulunulmaması halinde soruşturma yapılamaz.
Buna karşılık çocuğa karşı işlenen cinsel taciz ile TCK'nın 105/2. maddesinde düzenlenen nitelikli haller resen soruşturulur. Bu durumlarda mağdurun şikâyeti aranmamakta olup Cumhuriyet savcılığı tarafından doğrudan soruşturma başlatılmaktadır.
Dava zamanaşımı ise suçun niteliğine göre Türk Ceza Kanunu'nun genel hükümlerine göre belirlenmektedir. Zamanaşımı süresi içerisinde kamu davası açılmadığı takdirde ceza yargılaması yapılamaz.
Ayrıca belirtmek gerekir ki, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaştırma hükümleri uygulanmamaktadır. Bu nedenle cinsel taciz suçları uzlaştırma kapsamında yer almamaktadır.
Cinsel Taciz Suçunda Etkin Pişmanlık Hükümleri
Türk Ceza Kanunu'nda cinsel taciz suçuna ilişkin etkin pişmanlık hükümleri düzenlenmemiştir.
Bu nedenle failin sonradan pişman olması, özür dilemesi veya mağdurla uzlaşmak istemesi ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Aynı şekilde mağdurun uğradığını ileri sürdüğü manevi zararın giderilmeye çalışılması da etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını sağlamaz.
Bununla birlikte suç tamamlanmadan önce failin kendi iradesiyle eylemine son vermesi halinde gönüllü vazgeçme hükümleri gündeme gelebilir. Eğer fail icra hareketlerine başlamış ancak elinde olmayan nedenlerle fiili tamamlayamamışsa teşebbüs hükümleri somut olayın özelliklerine göre değerlendirilebilir.
Cinsel Taciz Suçunda Görevli ve Yetkili Mahkeme
Cinsel taciz suçuna ilişkin davalarda görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir.
Yetkili mahkeme ise kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesidir. Suçun elektronik haberleşme araçları kullanılarak işlenmesi veya farklı yerlerde sonuç doğurması halinde Ceza Muhakemesi Kanunu'ndaki yetki kuralları uygulanmaktadır.
Soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcılığı tarafından mağdurun beyanı alınır, dijital deliller toplanır, gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılır ve tüm deliller birlikte değerlendirilir. Yeterli şüphe bulunması halinde iddianame düzenlenerek kamu davası açılır.
Kovuşturma aşamasında mahkeme, failin cinsel arzu ve isteklerini tatmin amacıyla hareket edip etmediğini, eylemin gerçekten cinsel taciz olarak kabul edilip edilemeyeceğini ve fiilin cinsel saldırı suçunun veya cinsel istismar suçu hükümlerinin kapsamına girip girmediğini somut olayın özelliklerine göre değerlendirir. Bu nedenle her dosyada fiilin hukuki niteliği ayrı ayrı incelenmekte, cinsel taciz suçunu oluşturduğu gözetilmeden mahkûmiyet veya beraat kararı verilmemektedir.
