Evlilik Sözleşmesi Nedir? Mal Rejimi ve Mal Ayrılığı Sözleşmesi
Evlilik sözleşmesi, eşlerin evlilik süresince ve evliliğin sona ermesi hâlinde malvarlıklarının hangi esaslara göre yönetileceğini ve paylaşılacağını belirlemek amacıyla yaptıkları mal rejimi sözleşmesidir. Türk Medeni Kanunu uyarınca eşler, kanunda öngörülen sınırlar içerisinde yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminden farklı bir mal rejimi seçebilir veya seçtikleri mal rejimini sonradan değiştirebilirler.
Eşler evlenmeden önce veya evlilik devam ederken mal rejimi sözleşmesi yaparak mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı veya mal ortaklığı rejimlerinden birini tercih edebilirler. Özellikle mal ayrılığı sözleşmesi, eşlerin kendi malvarlıkları üzerindeki mülkiyet, yönetim ve tasarruf haklarını korumaları bakımından önem taşır. Ancak evlilik sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yalnızca eşlerin anlaşması yeterli olmayıp, sözleşmenin Türk Medeni Kanunu’nda öngörülen şekil ve içerik şartlarına uygun şekilde düzenlenmesi gerekir.
Bu nedenle evlilik sözleşmesinin ne zaman ve nasıl yapılabileceği, mal ayrılığı sözleşmesinin kapsamı, sözleşmenin geçmişe etkili olup olmayacağı, boşanma hâlinde mal paylaşımını nasıl etkileyeceği ve hangi durumlarda geçersiz sayılabileceği, eşlerin malvarlığı haklarının belirlenmesi açısından önem taşıyan başlıca hukuki konulardır.
Evlilik Sözleşmesi Nedir?
Evlilik sözleşmesi, Türk hukukunda eşlerin malvarlığı ilişkilerini düzenlemek amacıyla yaptıkları ve kanunda mal rejimi sözleşmesi olarak adlandırılan sözleşmedir. Evlilik sözleşmesi ile eşler, evlilik birliği devam ederken ve mal rejiminin sona ermesi halinde malvarlıklarına hangi mal rejimi hükümlerinin uygulanacağını belirleyebilirler.
Türk Medeni Kanunu’nda evlilik sözleşmesi adı altında, eşlerin evlilik hayatına ilişkin her konuyu serbestçe düzenleyebilecekleri genel bir sözleşme türü bulunmamaktadır. Halk arasında evlilik sözleşmesi olarak kullanılan kavramın hukuki karşılığı esas itibarıyla mal rejimi sözleşmesidir. Bu nedenle sözleşmenin temel konusu eşlerin kişisel ilişkileri değil, mal rejimine ilişkin hususlardır.
Türk Medeni Kanunu’nun 202. maddesine göre eşler, mal rejimi sözleşmesiyle kanunda belirlenen diğer rejimlerden birini kabul edebilirler. TMK m. 203 uyarınca da taraflar istedikleri mal rejimini ancak kanunda yazılı sınırlar içerisinde seçebilir, kaldırabilir veya değiştirebilirler.
Eşlerin herhangi bir sözleşme yapmaması halinde ise yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır. Dolayısıyla evlilik sözleşmesinin bulunmaması, eşler arasında hiçbir mal rejiminin bulunmadığı anlamına gelmez. Kanun, farklı bir seçim yapılmadığı sürece eşleri doğrudan edinilmiş mallara katılma rejimine tabi tutmaktadır.
Eşler, ekonomik durumları ve ihtiyaçları doğrultusunda mal ayrılığı rejimi, paylaşmalı mal ayrılığı rejimi veya mal ortaklığı rejimi gibi kanunda düzenlenen diğer mal rejimlerinden birini seçebilirler. Ancak tarafların tamamen yeni bir mal rejimi oluşturması mümkün değildir.
Evlilik sözleşmesi özellikle olası bir boşanma veya diğer bir nedenle mal rejiminin sona ermesi durumunda önem kazanır. Çünkü eşler arasındaki mal paylaşımı ve mal rejiminin tasfiyesi, uygulanmakta olan rejimin hükümlerine göre değerlendirilir.
Mal Rejimi Sözleşmesi Nedir?
Mal rejimi sözleşmesi, eşlerin evlilik birliği içerisindeki malvarlığı ilişkilerinin hangi mal rejimine tabi olacağını belirlemek, mevcut mal rejimini değiştirmek veya kanunun izin verdiği ölçüde düzenlemek amacıyla yaptıkları hukuki işlemdir.
Mal rejimi; eşlerin mallarının evlilik süresince yönetilmesi, bunlardan yararlanılması ve mal rejiminin sona ermesinden sonra tasfiyenin hangi esaslara göre gerçekleştirileceğini düzenleyen kurallar bütününü ifade eder.
Türk Medeni Kanunu dört temel mal rejimi düzenlemiştir: edinilmiş mallara katılma rejimi, mal ayrılığı rejimi, paylaşmalı mal ayrılığı rejimi ve mal ortaklığı rejimi. Bunlardan edinilmiş mallara katılma rejimi kanuni, yani yasal mal rejimidir. Eşler farklı bir mal rejimi seçimi yapmadıkları takdirde bu rejim kendiliğinden uygulanır.
Eşler bir mal rejimi sözleşmesi yaparak kanunda öngörülen sınırlar içerisinde farklı bir rejimi tercih edebilirler. Bununla birlikte mal rejimi sözleşmeleri bakımından sözleşme özgürlüğü sınırsız değildir. Taraflar, kanunda bulunmayan tamamen yeni bir mal rejimi meydana getiremezler.
Mal rejimi sözleşmesinin etkileri özellikle evlilik birliğinin sona ermesi veya başka bir mal rejimine geçilmesi halinde ortaya çıkar. Hangi malın tasfiyeye dahil edileceği, bir değerin kişisel mal niteliğinde olup olmadığı ve eşlerin birbirlerinden mal rejiminden kaynaklanan bir alacağının bulunup bulunmadığı, uygulanacak rejime göre ayrıca değerlendirilir.
Evlilik Sözleşmesi Nasıl Yapılır?
Evlilik sözleşmesi nasıl yapılır? sorusunun cevabı Türk Medeni Kanunu’nun 205. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre mal rejimi sözleşmesi noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılır. Bunun yanında taraflar evlilik başvurusu sırasında hangi mal rejimini seçtiklerini yazılı olarak evlendirme memuruna bildirebilirler.
Dolayısıyla evlilik sözleşmesi hem evlilik öncesinde hem de evlilik sonrasında yapılabilir. Türk Medeni Kanunu’nun 203. maddesi de mal rejimi sözleşmesinin evlenmeden önce veya sonra yapılabileceğini açıkça kabul etmektedir.
Evlilik öncesi dönemde taraflar noterde mal rejimi sözleşmesi yapabilecekleri gibi, evlenme başvurusu sırasında mal rejimi tercihlerini yazılı olarak bildirme yolunu da kullanabilirler. Evlilik birliği kurulduktan sonra yapılacak mal rejimi sözleşmesinde ise kanunda öngörülen noter şekline uyulması gerekir.
Noterde sözleşme iki şekilde gerçekleştirilebilir. Düzenleme şeklinde yapılması halinde sözleşme noter tarafından düzenlenir. Onaylama şeklinde ise hazırlanmış sözleşmedeki imzalar noter tarafından onaylanır. Her iki durumda da tarafların hangi mal rejimini tercih ettikleri açık ve hukuken tereddüt yaratmayacak biçimde ortaya konulmalıdır.
Evlilik sözleşmesinin yapılmış olması, metne yazılan her hükmün geçerli olduğu anlamına gelmez. Örneğin eşlerin gelecekte boşanması halinde velayetin kime verileceğinin önceden kesin olarak belirlenmesi veya gelecekte doğabilecek nafaka hakkından peşinen vazgeçilmesi gibi hükümler, yalnızca evlilik sözleşmesine yazılmaları nedeniyle geçerli hale gelmez. Mal rejimi sözleşmesinin kapsamı esas olarak malvarlığı ilişkileriyle sınırlıdır.
Mal Rejimi Sözleşmesi Nasıl Yapılır?
Mal rejimi sözleşmesi, Türk Medeni Kanunu’nun öngördüğü şekil ve içerik şartlarına uygun şekilde yapılmalıdır. Eşlerin kendi aralarında sözlü olarak anlaşmaları veya adi yazılı bir belge düzenlemeleri, kanunun aradığı şekil şartını karşılamaz.
TMK m. 205 uyarınca mal rejimi sözleşmesi noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılır. Bunun istisnası, evlenecek kişilerin evlilik başvurusu sırasında hangi mal rejimini seçtiklerini yazılı olarak evlendirme memuruna bildirmeleridir.
Sözleşmenin hazırlanmasından önce eşlerin hangi mal rejimini tercih edeceklerinin belirlenmesi gerekir. Taraflar mal ayrılığı rejimini, paylaşmalı mal ayrılığı rejimini veya mal ortaklığı rejimini seçebilirler. Herhangi bir seçim yapılmazsa yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanmaya devam eder.
Taraflar mevcut rejimi değiştirmek istiyorsa da aynı şekilde kanuni usule uygun hareket etmelidir. Örneğin evliliğin başlangıcından itibaren edinilmiş mallara katılma rejimine tabi olan eşler, daha sonra şartların kendileri açısından uygun olduğunu düşünmeleri halinde mal ayrılığı rejimine geçmeyi kararlaştırabilirler.
Mal Ayrılığı Sözleşmesi Nedir?
Mal ayrılığı sözleşmesi, eşlerin aralarında mal ayrılığı rejimini uygulamak üzere yaptıkları mal rejimi sözleşmesidir. Başka bir ifadeyle mal ayrılığı sözleşmesi bağımsız ve kanundan ayrı bir sözleşme türü değil, mal rejimi sözleşmesiyle mal ayrılığı rejiminin seçilmesidir.
Mal ayrılığı rejiminde her eş, yasal sınırlar içerisinde kendi malvarlığı üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf yetkisini korur. Bu sistem, edinilmiş mallara katılma rejimi ile aynı tasfiye esaslarına tabi değildir.
Mal ayrılığı rejiminin seçilmesi için eşlerin bu yönde anlaşmaları ve sözleşmeyi kanunun öngördüğü şekle uygun olarak yapmaları gerekir. Eşlerden yalnızca birinin mal ayrılığına geçmek istemesi kural olarak sözleşme kurulması için yeterli değildir. Bununla birlikte Türk Medeni Kanunu’nda öngörülen haklı nedenlerin bulunması halinde hâkim kararıyla olağanüstü mal rejimi olarak mal ayrılığına geçilmesi ayrı bir hukuki imkândır.
Mal ayrılığı rejimini seçmek isteyen eşlerin, bu rejimin sonuçlarını yalnızca “boşanma halinde mal paylaşımı yapılmaması” şeklinde değerlendirmemesi gerekir. Diğer eşin mal üzerindeki mülkiyet veya başka bir hukuki sebebe dayanan haklarının bulunması, paylı mülkiyet ilişkileri ve farklı alacak talepleri somut olay bakımından ayrıca değerlendirilir.
Ayrıca kişisel mal kavramı ile mal ayrılığı rejimi birbirinden farklıdır. Kişisel mal, özellikle edinilmiş mallara katılma rejimindeki mal gruplarından birini ifade ederken; mal ayrılığı rejimi eşlerin tabi olduğu bütün bir mal rejimi sistemidir. Bu nedenle mal ayrılığı sözleşmesi hazırlanırken mevcut mal varlığı, taşınmazlar, şirket payları, ticari faaliyetler ve eşlerin ekonomik durumları dikkate alınarak sözleşmenin hukuki sonuçlarının değerlendirilmesi önem taşır.
Evlilik Sözleşmesinin Şartları Nelerdir?
Evlilik sözleşmesinin şartları, sözleşmenin tarafları, içeriği ve şekli bakımından birlikte değerlendirilmelidir. Sadece tarafların evlilik sözleşmesi yapmak konusunda anlaşmış olmaları, sözleşmenin geçerli olması için yeterli değildir.
İlk olarak tarafların ayırt etme gücüne sahip olması gerekir. Türk Medeni Kanunu’nun 204. maddesine göre mal rejimi sözleşmesi ancak ayırt etme gücüne sahip kişiler tarafından yapılabilir. Küçükler ve kısıtlılar ise yasal temsilcilerinin rızasını almak zorundadır.
İkinci olarak eşlerin mal rejimi konusunda birbirine uygun iradelerinin bulunması gerekir. Taraflar hangi mal rejimini seçtikleri konusunda anlaşmalıdır. Bir taraf mal ayrılığı rejimini isterken diğer tarafın bunu kabul etmemesi halinde sözleşmeyle mal ayrılığı rejimine geçilemez.
Üçüncü olarak sözleşmenin kanunun izin verdiği sınırlar içerisinde olması gerekir. Taraflar kanunda öngörülen mal rejimlerinden hareket etmelidir. Eşlerin kendi istekleri doğrultusunda tamamen yeni bir mal rejimi oluşturması mümkün değildir.
Dördüncü olarak şekil şartına uyulmalıdır. Mal rejimi sözleşmesi noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılmalı; evlilik öncesinde evlenme başvurusu sırasında yapılacak mal rejimi seçimi ise kanunun öngördüğü biçimde yazılı olarak bildirilmelidir.
Son olarak sözleşmenin içeriği emredici hukuk kurallarına aykırı olmamalıdır. Evlilik sözleşmesi, eşlerin evlilik birliği içerisindeki her türlü kişisel ilişkiyi düzenleyebilecekleri sınırsız bir sözleşme değildir. Özellikle velayet, kişisel ilişki, gelecekte doğabilecek nafaka ve boşanmanın diğer sonuçlarına ilişkin hükümler bakımından ilgili emredici düzenlemeler ayrıca dikkate alınmalıdır.
Mal Rejimi Sözleşmesinin Geçerlilik Şartları Nelerdir?
Mal rejimi sözleşmesinin geçerlilik şartları, Türk Medeni Kanunu’nun özellikle 203, 204 ve 205. maddeleri çerçevesinde değerlendirilir. Geçerli bir mal rejimi sözleşmesi için tarafların sözleşme yapmaya ehil olması, karşılıklı iradelerinin uyuşması, kanunun izin verdiği bir mal rejiminin seçilmesi ve resmi şekil şartına uyulması gerekir.
TMK m. 204 gereğince tarafların ayırt etme gücüne sahip olması zorunludur. Küçükler ve kısıtlılar bakımından yasal temsilcinin rızası aranır. Mal rejimi sözleşmesi kişiye sıkı sıkıya bağlı nitelikte olduğundan taraf iradesinin doğrudan ortaya konulması önem taşır.
Sözleşmenin konusu da kanuni sınırlar içerisinde kalmalıdır. Taraflar istedikleri mal rejimini tamamen serbest biçimde tasarlayamazlar; Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenen sistem içerisinde seçim yaparlar. Örneğin mal ayrılığı rejimi, paylaşmalı mal ayrılığı rejimi veya mal ortaklığı rejimi tercih edilebilir. Seçim yapılmaması halinde ise mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi kanun gereğince uygulanır.
Şekil bakımından TMK m. 205 belirleyicidir. Mal rejimi sözleşmeleri noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılır. Tarafların evlenme başvurusu sırasında hangi mal rejimini seçtiklerini yazılı olarak bildirmeleri de mümkündür. Sözleşmenin taraflarca ve gerektiğinde yasal temsilciler tarafından imzalanması gerekir.
Sözleşmenin hukuka ve emredici hükümlere aykırı olmaması da geçerlilik bakımından önem taşır. Tarafların iradesini sakatlayan yanılma, aldatma veya korkutma gibi durumlar ile muvazaa iddiaları da somut olayın özelliklerine göre sözleşmenin geçerliliği üzerinde etkili olabilir. Kaynaklarda bu hususlar, mal rejimi sözleşmesinin geçersizliği veya hükümsüzlüğü kapsamında ayrıca ele alınmaktadır.
Mal Rejimi Sözleşmesine Hangi Hükümler Konulabilir?
Mal rejimi sözleşmesine, eşlerin malvarlığı ilişkileri ve seçtikleri mal rejiminin uygulanmasına ilişkin hükümler konulabilir. Ancak sözleşme özgürlüğü aile hukukunda sınırsız değildir. Eşler, kanunda belirtilen mal rejimi türlerinden birini seçebilir ve kanunun açıkça izin verdiği konularda seçilen rejimin içeriğinde düzenleme yapabilirler; buna karşılık tamamen yeni bir mal rejimi oluşturamazlar.
Türk Medeni Kanunu bakımından yasal mal rejimi olarak edinilmiş mallara katılma rejimi kabul edilmiştir. Eşler mal rejimi sözleşmesi yaparak mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı veya mal ortaklığı rejimini tercih edebilirler. Dolayısıyla sözleşmenin temel hükümlerinden biri, tarafların hangi mal rejimine tabi olmak istediklerinin açık biçimde belirlenmesidir.
Mal rejimi sözleşmesinde, seçilen rejimin niteliğine ve kanunun izin verdiği sınırlara bağlı olarak malların hukuki statüsü, bazı malların kişisel mal niteliği, malların yönetimi, tasarrufu, tasfiye esasları ve eşlerin mal rejiminin sona ermesi hâlindeki haklarıyla ilgili düzenlemeler bulunabilir. Kaynaklarda paylı mülkiyet konusu maldaki pay üzerinde tasarruf, kişisel mal statüsü, artık değere katılım, aile konutuyla bağlantılı bazı tasfiye düzenlemeleri ile faiz ve güvence gibi konular da sözleşme içeriği kapsamında ele alınmaktadır.
Buna karşılık bir evlilik sözleşmesi, evlilik birliğinin bütün kişisel ve ailevi sonuçlarını önceden belirleyen sınırsız bir anlaşma değildir. Örneğin gelecekte boşanma halinde çocukların velayetinin kimde kalacağı, eşlerin kişisel ilişkileri veya nafaka hakkının peşinen ortadan kaldırılması gibi hususlar, yalnızca mal rejimi sözleşmesine hüküm olarak yazılmakla bağlayıcı hale gelmez. Kaynaklarda da nafakaya ilişkin hükümlerinin mal rejimi sözleşmesinin konusu olmadığı açıkça belirtilmektedir.
Bu nedenle sözleşmede yer alan her hükmün, seçilen mal rejiminin kanuni yapısıyla uyumlu olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir. Özellikle mal ayrılığı ve mal ortaklığı gibi birbirinden tamamen farklı sonuçları olan rejimlerde, kullanılacak hükümlerin seçilen sistemle çelişmemesi önem taşır.
Evlilik Sözleşmesi Ne Zaman Yapılır?
Evlilik sözleşmesi, diğer adıyla mal rejimi sözleşmesi, yalnızca evlenmeden önce yapılabilen bir sözleşme değildir. Türk Medeni Kanunu’nun 203. maddesine göre mal rejimi sözleşmesi evlenmeden önce veya sonra yapılabilir.
Bu nedenle tarafların;
evlenmeden önce,
evlenme başvurusu sırasında,
evlilik gerçekleştikten sonra ve evlilik devam ederken
mal rejimi konusunda düzenleme yapmaları mümkündür.
Kaynaklarda da evlilik sözleşmesinin evlenme töreninden önce, evlenme sırasında veya evlendikten sonra yapılabileceği belirtilmektedir.
Taraflar evlilik başlangıcında herhangi bir tercih yapmadıklarında yasal mal rejimi olarak edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır. Ancak eşlerin ilerleyen yıllarda ekonomik şartları değişebilir. Örneğin eşlerden birinin ticari faaliyete başlaması, tarafların malvarlıklarının önemli ölçüde değişmesi veya eşlerin malvarlıklarını bağımsız yönetmek istemeleri sonucunda mevcut rejim yerine başka bir rejim tercih edilebilir.
Bu durumda eşlerin mal rejimi sözleşmesi yapması mümkündür. Örneğin mevcut mal rejiminin mal ayrılığına dönüştürülmesi konusunda anlaşan eşler, gerekli şekil şartlarını yerine getirerek yeni bir mal rejimi seçebilirler.
Bununla birlikte sonradan yapılan sözleşmenin önceki döneme etkisi ile yeni rejimin hangi tarihten itibaren uygulanacağı ayrıca değerlendirilmelidir. Mal rejimi değişikliğinin geçmiş dönem bakımından otomatik olarak sonuç doğurduğu kabul edilmemelidir.
Evlilik Sözleşmesi Noterde Yapılmak Zorunda mı?
Kural olarak mal rejimi sözleşmesi noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılmalıdır. Türk Medeni Kanunu’nun 205. maddesi mal rejimi sözleşmesini özel bir şekil şartına bağlamıştır.
Bununla birlikte noter şartının önemli bir istisnası bulunmaktadır. Evlenmek üzere başvuru yapan kişiler, evlilik başvurusu sırasında hangi mal rejimini seçtiklerini yazılı olarak evlendirme memuruna bildirebilirler. Bu durumda yalnızca mal rejimi seçimi bakımından ayrıca noter sözleşmesi yapılması zorunlu değildir. Kaynaklarda da sözleşmenin evlenme sırasında yazılı bildirimle veya sonradan noterde yapılabileceği belirtilmektedir.
Ancak evlilik devam ederken mal rejimi sözleşmesi yapmak isteyen eşlerin, kanunun öngördüğü noter şekline uygun hareket etmeleri gerekir.
Noterde yapılan işlem, düzenleme veya onaylama şeklinde olabilir. Düzenleme şeklinde işlemde sözleşme noter tarafından oluşturulur. Onaylama şeklinde ise taraflarca hazırlanan sözleşmenin imzaları noter tarafından onaylanır.
Burada önemli olan yalnızca belgenin noter huzurunda imzalanması değildir. Sözleşmenin içeriğinin de kanunda belirtilen mal rejimlerinden birinin seçilmesine ve kanunun izin verdiği düzenlemelere dayanması gerekir. Başka bir ifadeyle noter işlemi, hukuka aykırı bir sözleşme hükmünü kendiliğinden geçerli hale getirmez.
Evlilik Sözleşmesi Sonradan Yapılabilir mi?
Evet. Evlilik sözleşmesi sonradan yapılabilir. Evlilik tarihinde herhangi bir mal rejimi sözleşmesi yapmamış olmak, eşlerin daha sonra bu hakkı kullanmalarına engel değildir.
Taraflar evlilik devam ederken anlaşarak kanunda belirtilen mal rejimlerinden birini seçebilirler. Örneğin başlangıçta mal rejimi olarak edinilmiş mallara katılma rejimine tabi olan eşlerin, ilerleyen dönemde mal ayrılığı rejimine geçmesi mümkündür.
Kaynaklarda, evlilik sırasında mal rejimi tercihi yapılmamış olmasının evlenmeye engel olmadığı ve tarafların daha sonra noterde evlilik sözleşmesi yapabileceği açıkça ifade edilmektedir.
Sonradan yapılacak sözleşmede de ilk defa yapılacak sözleşmeyle aynı temel geçerlilik koşulları aranır. Tarafların ayırt etme gücünün bulunması, karşılıklı iradelerinin uyuşması, mal rejimi türlerinden birinin seçilmesi ve noter şekline uyulması gerekir.
Ancak sonradan başka bir mal rejimine geçilmesi, geçmişte gerçekleşmiş bütün malvarlığı ilişkilerinin yeni rejime tabi olacağı anlamına gelmez. Bu nedenle örneğin yıllarca edinilmiş mallara katılma rejimine tabi olan eşlerin daha sonra mal rejimi olan mal ayrılığı rejimini seçmesi halinde, rejim değişikliğinin tarihsel etkileri ayrıca değerlendirilmelidir.
Evlilik Sözleşmesi Örneği
Bir evlilik sözleşmesi örneği, tarafların kimlik bilgileri, evlilik bilgileri, seçtikleri mal rejimi ve sözleşmenin yürürlüğüne ilişkin temel hükümleri içerebilir. Ancak her evliliğin ekonomik yapısı farklı olduğundan, internet üzerinde bulunan standart bir metnin doğrudan kullanılması her somut olay için uygun olmayabilir.
Genel bir evlilik sözleşmesi örneğinin ana yapısı şu şekilde kurulabilir:
Taraflar: Evlenecek veya evli kişilerin kimlik ve gerekli kişisel bilgileri belirtilir.
Sözleşmenin amacı: Tarafların Türk Medeni Kanunu uyarınca aralarında uygulanacak mal rejimini belirlemek amacıyla sözleşme yaptıkları açıklanır.
Seçilen mal rejimi: Tarafların kanunda belirtilen mal rejimlerinden hangisini seçtikleri açık ve tereddüde yer vermeyecek şekilde yazılır.
Mevcut malvarlığı: Gerektiğinde tarafların sözleşme tarihinde sahip oldukları taşınır, taşınmaz, şirket payı veya diğer önemli malvarlığı değerlerine ilişkin açıklamalara yer verilebilir.
Mal rejimine ilişkin hükümler: Kanunun izin verdiği ölçüde seçilen rejimin uygulanmasına ilişkin özel düzenlemeler yapılabilir.
Yürürlük: Sözleşmenin hangi tarihten itibaren uygulanacağı belirtilir.
İmzalar: Taraflar ve gerektiğinde yasal temsilcileri tarafından sözleşme imzalanır ve kanunun gerektirdiği noter işlemi gerçekleştirilir.
Kaynaklarda da noterlerde çeşitli evlilik sözleşmesi taslaklarının bulunduğu ancak tarafların kendi hukuki durumlarına göre sözleşmenin içeriğini değerlendirmelerinin önemli olduğu belirtilmektedir.
Bu nedenle evlilik sözleşmesi örneği, doğrudan her olayda kullanılabilecek standart bir belge yerine, hazırlanacak sözleşmenin hukuki iskeleti olarak değerlendirilmelidir.
Mal Ayrılığı Sözleşmesi Örneği
Mal ayrılığı sözleşmesi, tarafların kanunda düzenlenen mal rejimi türlerinden mal ayrılığı rejimini seçtiklerini açıkça ortaya koymalıdır. Örnek bir mal ayrılığı sözleşmesi metni hazırlanırken, seçimin hiçbir tereddüt yaratmayacak biçimde ifade edilmesi önemlidir.
Basit bir örnek hüküm şu içerikte olabilir:
“Taraflar, Türk Medeni Kanunu’nun mal rejimine ilişkin hükümleri kapsamında, evlilik birliği içerisinde aralarında mal ayrılığı rejiminin uygulanmasını karşılıklı ve serbest iradeleriyle kabul ettiklerini beyan ederler. Her eş, kanuni sınırlamalar saklı kalmak üzere kendi mal varlığı üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf yetkisini korur.”
Bunun devamında tarafların mevcut mallarına, sözleşmenin uygulanmaya başlayacağı tarihe ve seçilen rejim kapsamında kanunun izin verdiği diğer konulara ilişkin hükümler düzenlenebilir.
Yüklenen kaynaklardan birinde de örnek bir mal ayrılığı sözleşmesi metni yer almakta ve tarafların evlenme nedeniyle aralarında mal ayrılığı rejimini kabul ettiklerini beyan etmelerine dayanan bir yapı kullanılmaktadır.
Ancak bir mal ayrılığı sözleşmesi metni, tarafların yalnızca “mallarımız ayrıdır” şeklindeki beyanından ibaret görülmemelidir. Özellikle yüksek değerli taşınmazların, şirket paylarının, ticari işletmelerin veya karmaşık malvarlığı ilişkilerinin bulunduğu durumlarda sözleşmenin kapsamı somut olay bakımından ayrıca belirlenmelidir.
Ayrıca mal ayrılığının seçilmesi, eşlerden birinin diğer eşe ait bir mal üzerinde hiçbir hukuki talepte bulunamayacağı anlamına gelmez. Mülkiyet, paylı mülkiyet veya başka hukuki sebeplerden doğabilecek talepler mal rejiminden ayrı olarak gündeme gelebilir.
Evlilik Sözleşmesi Boşanmada Mal Paylaşımını Nasıl Etkiler?
Evlilik sözleşmesi, boşanma halinde uygulanacak mal rejimini belirleyerek mal paylaşımını doğrudan etkileyebilir. Daha teknik ifadeyle boşanmada yapılacak işlem, eşlerin bütün mallarının fiziksel olarak yarıya bölünmesi değil, tabi oldukları mal rejiminin tasfiyesidir.
Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır. Yüklenen Yargıtay kararında da eşler arasında belirli dönemlerde farklı mal rejimlerinin uygulanmış olması dikkate alınmış ve tasfiyenin her dönem için eşlerin bağlı olduğu rejime göre gerçekleştirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Eşler herhangi bir sözleşme yapmamışsa yasal mal rejimi olarak edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır. Bu rejimde malın ne zaman, ne şekilde ve hangi kaynakla edinildiği önemlidir. Evlilik süresince edinilen mallar bakımından edinilmiş mal ve kişisel mal ayrımı yapılarak tasfiye gerçekleştirilir.
Buna karşılık eşler geçerli bir sözleşmeyle mal ayrılığı rejimini seçmişse, edinilmiş mallara katılma rejiminin katılma alacağı sisteminin yerine mal ayrılığı rejiminin hükümleri dikkate alınır.
Aynı şekilde mal ortaklığı rejiminde veya paylaşmalı mal ayrılığı rejiminde tasfiye farklı esaslara tabidir. Bu nedenle hangi tür mal rejimi seçilmiş olduğu, boşanmadan sonraki malvarlığı sonuçlarını önemli ölçüde değiştirebilir.
Kaynaklarda da evlilik sözleşmesinin boşanmada geçerli olduğu ve mahkemenin malvarlığı sonuçları bakımından tarafların seçtiği mal rejimini dikkate aldığı belirtilmektedir.
Bununla birlikte evlilik sözleşmesinin etkisi esas olarak malvarlığı ilişkileriyle sınırlıdır. Boşanma halinde velayet, kişisel ilişki veya nafaka gibi konular yalnızca mal rejimi sözleşmesindeki bir hükme dayanılarak kesin biçimde belirlenemez.
Mal Rejimi Sözleşmesi Değiştirilebilir veya İptal Edilebilir mi?
Mal rejimi sözleşmesi sonradan değiştirilebilir. Eşlerin belirli bir rejimi seçmiş olmaları, evlilik devam ettiği sürece aynı rejime bağlı kalmak zorunda oldukları anlamına gelmez.
Türk Medeni Kanunu’nun 203. maddesi tarafların kanunda belirtilen sınırlar içerisinde istedikleri mal rejimini seçebileceklerini, kaldırabileceklerini veya değiştirebileceklerini düzenlemektedir. Bunun için eşlerin karşılıklı olarak anlaşması ve yeni sözleşmenin kanunun aradığı şekil şartlarına uygun biçimde yapılması gerekir.
Kaynaklarda da eşlerin belirli bir rejime tabi olacaklarını sözleşmeyle kararlaştırmaları halinde, bu sözleşmeden kural olarak tek taraflı biçimde dönemeyecekleri; mevcut rejimden çıkılmasının tarafların anlaşması veya TMK m. 203 ve 205’e uygun yeni bir mal rejimi sözleşmesi yapılmasıyla mümkün olduğu belirtilmektedir.
Örneğin edinilmiş mallara katılma rejimine tabi olan eşler birlikte karar vererek mevcut mal rejiminin mal ayrılığına dönüştürülmesini sağlayabilirler. Aynı şekilde daha önce mal ayrılığı rejimini seçmiş eşlerin şartları oluştuğunda başka bir seçimlik rejime geçmeleri de mümkündür.
Bunun yanında kanunda öngörülen haklı nedenlerin varlığı halinde eşlerden biri hâkimden mal ayrılığına geçilmesini talep edebilir. Bu durum tarafların karşılıklı anlaşarak yaptığı sözleşme değişikliğinden farklı olup mahkeme kararıyla olağanüstü mal rejimine geçilmesine ilişkin bir hukuki mekanizmadır. Kaynaklarda da tek taraflı talebin haklı nedenler bulunduğunda hâkim kararıyla mümkün olabileceği belirtilmektedir.
Sözleşmenin geçerliliği bakımından ise şekil eksikliği, irade sakatlığı veya kanunun emredici hükümlerine aykırılık gibi durumlar ayrıca gündeme gelebilir. Bu nedenle günlük dilde “evlilik sözleşmesinin iptali” şeklinde ifade edilen her durum aynı hukuki sebebe dayanmaz. Bazı hallerde tarafların yeni bir sözleşmeyle rejimi değiştirmesi veya kaldırması, bazı hallerde ise sözleşmenin geçersizliğinin ya da irade sakatlığına dayalı hükümsüzlüğünün mahkemede ileri sürülmesi söz konusu olabilir.
Boşanma halinde ise ayrıca sözleşmenin “iptal edilmesinden” ziyade, mal rejiminin sona ermesi hâlinde seçilen rejimin tasfiyesi gündeme gelir. Bu ayrım, evlilik sözleşmesinin hukuki sonuçlarının doğru değerlendirilmesi açısından önemlidir.
