Karşılıksız Çek Düzenleme Suçu ve Cezası
Karşılıksız çek
düzenleme, ticari yaşamda güveni sarsan ve hem alacaklılar hem de borçlular
açısından önemli sonuçlar doğuran hukuki bir sorundur. Çekin bankaya ibraz
edildiği tarihte hesapta yeterli karşılığın bulunmaması halinde, çek hakkında
karşılıksız işlemi yapılabilir ve belirli şartların varlığı halinde karşılıksız
çek düzenleme suçu gündeme gelir. 5941 sayılı Çek Kanunu kapsamında düzenlenen
bu suç, adli para cezası ve çek hesabı açma yasağı gibi yaptırımlara tabi
tutulmuştur. Bu yazımızda karşılıksız çek düzenleme suçu ve cezası, suçun
oluşma şartları, yargılama süreci, yaptırımları ve uygulamada merak edilen
hususları detaylı olarak inceleyeceğiz.
Karşılıksız Çek Düzenleme Suçu Nedir?
Karşılıksız çek düzenleme
suçu, ticari hayatın güvenilirliğini teminat altına almak amacıyla 5941 sayılı
Çek Kanunu ile yeniden tanzim edilmiş bir ceza hukuku kurumudur. Kanun koyucu,
bu suç ile çekte karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme eylemini
cezalandırarak, çekin bir ödeme aracı olarak işlevini yitirmemesini ve çek
hamillerinin haklarının korunmasını hedeflemiştir. Geçmişteki 3167 sayılı Kanun
döneminden farklı olarak, güncel düzenlemede suçun maddi unsuru değişmiş ve
çekin karşılıksız kalmasına yol açan iradi veya ihmali davranışlar yaptırıma
bağlanmıştır.
Karşılıksız Çek Nedir ve Ne Zaman Oluşur?
Karşılıksız çek, üzerine
yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde muhatap
bankaya sunulan, ancak ilgili banka hesabında tamamını veya bir kısmını
karşılayacak bakiye bulunmayan kıymetli evrakı ifade eder. Bir çekin
karşılıksız çıktığından söz edebilmek için, çekin üzerinde yer alan keşide
tarihinden itibaren süresinde ibraz edilmiş olması gerekir. Eğer çekte bir
tarih bulunuyorsa bu tarihin ertesi gününden itibaren ilgili ibraz süreleri
başlar. Karşılıksız çek keşide etmek eylemi, banka tarafından ilgili şerhin
çekin üzerine işlenmesiyle hukuken tespit edilmiş olur. Kısmi ödeme yapılmış
olsa dahi, çek bedelinin bakiye kısmı için karşılıksız çek keşide etme durumu
gerçekleşmiş kabul edilir.
Çek Düzenleme Suçunun Kanuni Unsurları
Suçun oluşumu için aranan
unsurlar 5941 sayılı Kanun’un 5. maddesinde açıkça belirtilmiştir. İlk şart,
üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde
ibraz edilen bir çekin varlığıdır. İkinci olarak, çek bedelini ödemekle yükümlü
olan çek hesabı sahibi gerçek kişi veya tüzel kişi temsilcilerinin, ilgili
hesabı yeterli düzeyde fonlamamış olması gerekir. Suçun faili; çek hesabı
sahibi gerçek veya tüzel kişi, bu tüzel kişi adına çek keşide edenler ve
karşılıksız çekin bir sermaye şirketi adına düzenlenmesi durumunda yönetim
organı ile ticaret siciline tescil edilen şirket yetkilileridir. Gerçek kişi
adına çek düzenlemek üzere bir başkasını vekil tayin etmek hukuken mümkün
olmadığından, bu yasağa rağmen temsilci eliyle düzenlenen çeklerden doğan tüm
sorumluluk çek hesabı sahibine aittir.
Karşılıksız Çek Düzenleme Suçunda Şikâyet Şartı
Karşılıksız çek düzenleme
suçuna ilişkin yargılama sürecinin başlayabilmesi için hamilin şikâyet hakkını
kullanması zorunludur. Suç şikâyete bağlı bir suç olduğundan, herhangi bir kamu
davası açılması şikâyete dilekçesine bağlıdır. Şikâyet hakkı, çeki elinde
bulunduran yetkili hamile aittir. Yetkili hamil, çekin karşılıksız olduğunu
öğrendiği tarihten itibaren üç ay ve her halükârda fiilin işlendiği tarihten
itibaren bir yıl içerisinde icra ceza mahkemelerine başvuruda bulunmalıdır. Bu
süreler hak düşürücü niteliktedir. Şikâyet dilekçesinde, çekin bankaya ibraz
edildiği veya çek hesabının açıldığı banka şubesinin bulunduğu yer gibi yetkili
mahkeme kriterlerine dikkat edilerek, kanunda öngörülen deliller sunulmalıdır.
Karşılıksız Çek Düzenleme ve Çek Hesabı Açma Yasağı
Suçun sabit görülmesi
durumunda, failler hakkında sadece adli para cezasına hükmedilmez; aynı zamanda
ciddi bir güvenlik ve koruma tedbiri olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma
yasağı kararı verilir. Bu yasak, çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişi, tüzel
kişi adına çek keşide edenler ve ticaret siciline tescil edilen şirket
yetkilileri hakkında uygulanır. Yargılama sırasında mahkeme tarafından resen
koruma tedbiri olarak verilen bu yasak, nihai kararla birlikte bir güvenlik
tedbirine dönüşür. Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı
verilen kişi, elindeki tüm çek yapraklarını bankaya iade etmekle yükümlü olup,
yasağına rağmen çek düzenlemesi halinde hapis cezası ile karşılaşabilir.
Çek Hesabı Açma Yasağına İlişkin Hukuki Sonuçlar
Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı, failin ticari itibarını etkileyen ve yeni çek hesabı açmasını engelleyen bir düzenlemedir. İlgili karar UYAP üzerinden T.C. Merkez Bankasına bildirilerek sistemde kayıt altına alınır. Hükmedilecek adli para cezasının çekin karşılıksız kalan miktarından az olamayacağı göz önüne alındığında, failin mali yükümlülüğü oldukça büyüktür. Eğer hükmedilen adli para cezası ödenmezse, infaz kanunu gereğince bu miktar tazyik hapsine veya infaz rejimine göre doğrudan hapis cezasına çevrilir. Yasağın kaldırılması ancak hükmedilen cezaların infazından sonra belli bir sürenin geçmesi ve ilgili mahkemeye yapılacak başvuru neticesinde mümkün olabilir. Etkin pişmanlık hükümleri kapsamında borcun faiziyle ödenmesi ise hem davanın düşmesini hem de bu yasakların kaldırılmasını sağlayabilecek bir yoldur.
Karşılıksız Çek Düzenleme Suçunun Cezası
Karşılıksız çek düzenleme
suçu, 5941 sayılı Kanun uyarınca özel bir yaptırım rejimine tabidir. Kanun
koyucu, karşılıksız çek düzenleyen kişilere karşı doğrudan bir hapis cezası
öngörmemiş, bunun yerine etkili bir adli para cezası sistemi getirmiştir. Bu suç
kapsamında her bir çek için bin beş yüz güne kadar adli para cezasına
hükmolunur. Ancak belirlenen bu ceza miktarı, çek bedelinin karşılıksız kalan
miktarından az olamaz. Bu durum, failin suçun işlenmesine neden olduğu tutardan
daha az bir cezai sorumlulukla karşılaşmamasını garanti altına alan bir
düzenlemedir.
Adli Para Cezası Nasıl Hesaplanır?
Adli para cezası, mahkeme
tarafından sanığın ekonomik ve şahsi halleri göz önünde bulundurularak günlük
bir birim karşılığı üzerinden belirlenir. Türk Ceza Kanunu’na göre bir gün
karşılığı en az 100 TL ve en fazla 500 TL olarak takdir edilebilir. Mahkeme,
gün sayısını ve günlük miktarını belirledikten sonra toplam bir tutara ulaşır.
Hesaplama yapılırken, suça konu olan çekin karşılıksız kalan tutarı esas
alınır; yani hükmedilecek toplam para cezası, ilgili çekin bankaya ibraz
edildiğinde ödenemeyen kısmından aşağıda belirlenemez.
Adli Para Cezasının Ödenmemesi Halinde Ne Olur?
Hükmedilen adli para
cezasının süresi içinde ödenmemesi, sürecin hapis cezasına dönüşmesine yol
açar. Mahkeme kararı gereğince taksitlendirilen bir ceza söz konusu ise ve
taksitlerin zamanında ödenmemesi durumunda geri kalan borcun tamamı tahsil
edilmek üzere işleme konulur. Ödenmeyen kısmın karşılığı, 5275 sayılı Ceza ve
Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun hükümleri uyarınca doğrudan hapis
cezasına çevrilir. Bu noktada sanığın kamuya yararlı bir işte çalışma gibi
alternatif yollara başvurma imkânı bulunmamakta, infaz doğrudan cezaevi süreci
olarak gerçekleşmektedir.
Karşılıksız Çek Suçunda Hapis Cezası Var Mıdır?
Doğrudan hapis cezası,
mevzuatımızda karşılıksız çek keşide etmek eylemi için bir yaptırım olarak
düzenlenmemiştir. Ancak, çek düzenleyen kişi hakkında verilen adli para
cezasının ödenmemesi, dolaylı yoldan hapis cezası yaptırımını doğurur. Ayrıca,
hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmiş olan kişi bu
yasağa aykırı davranırsa, fiil daha ağır bir suçu oluşturmadığı sürece, bir
yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile karşılaşır. Bu düzenlemeler, çekin
karşılıksız çıkması sonrası süreçte borcun ödenmesi veya hukuki kurallara
riayet edilmesini teşvik edici bir mekanizma kurar.
İşlemi Yapılmasına Sebebiyet Verme Suçu Nedir?
Karşılıksız çek keşide
etmek süreci, muhatap bankanın çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi
yapılmasına sebebiyet verme suçu ile tanımlanır. Bu suç, düzenleyenin banka
nezdindeki hesabında çekin karşılığını yeterli derecede bulundurmaması sonucu
ortaya çıkar. Banka tarafından yapılan bu işlem, şikâyet hakkının doğmasına ve
yargılama sürecinin tetiklenmesine vesile olur. Söz konusu suç, hamil
tarafından çekin bankaya ibraz edildiği tarih ile hesap durumu arasındaki
uyuşmazlıktan kaynaklanan resmi bir tespitin hukuki sonucudur.
Karşılıksız Çek Düzenleme Suçunda Yargılama Süreci
Yargılama süreci, yetkili
hamilin icra ceza mahkemelerine şikâyette bulunması ile başlar. Şikâyet
dilekçesinin verilmesiyle birlikte dava şartı oluşmuş olur ve soruşturma
aşamasına gerek kalmaksızın kovuşturma safhasına geçilir. Mahkeme, çekin ibraz
süresi içerisinde bankaya sunulup sunulmadığını, karşılıksızdır işleminin yasal
usullere uygun yapılıp yapılmadığını ve şikâyetin süresinde olup olmadığını
denetler. Yargılama sırasında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı gibi
koruma tedbirleri uygulanabilir. Süreç, sanığın borcunu etkin pişmanlık
hükümleri dahilinde ödemesiyle davanın düşmesi veya suçun sübutu halinde hüküm
kurulması ile neticelenir.
Karşılıksız Çek Suçunda Savunma ve İtiraz Yolları
Karşılıksız çek düzenleme
suçu kapsamında yürütülen yargılamalarda, savunma stratejisi çekin yasal
unsurlarını taşıyıp taşımadığına ve usul kurallarına uygunluğuna dayanır.
Sanıklar, çekin süresinde ibraz edilmediği, karşılıksızdır işleminin hatalı
yapıldığı veya şikâyet hakkı bulunmayan kişilerce başvuruda bulunulduğu gibi
noktalarda itiraz haklarını kullanabilirler. İcra ceza mahkemelerinde görülen
bu davalarda, özellikle müştekinin şikâyet hakkının çekin hamiline ait olduğu
ilkesinden yola çıkarak, ciro silsilesindeki kopukluklar savunmanın temelini
oluşturabilir. İtiraz yolları ise, mahkemenin verdiği nihai kararlara karşı
tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde istinaf edilmesi
şeklinde işlemektedir.
Çekin Karşılıksız Çıkmasına Sebep Olan Durumlar
5941 Sayılı Çek Kanunu’nun
temelini oluşturan bu durum, hesapta yeterli bakiye bulunmaması nedeniyle çekin
ödenememesidir. Bir çekin karşılıksız çıkması genellikle çek hesabı sahibinin
mali yönetimi veya tüzel kişi adına çek keşide edenler nezdindeki hatalı
planlamalardan kaynaklanır. Özellikle çek hesabı sahibinin tüzel kişi olduğu
durumlarda, yönetim organının çek karşılığını ilgili banka hesabında bulundurma
yükümlülüğünü yerine getirmemesi doğrudan cezai sorumluluk doğurur. Uygulamada
bankaların imza uyuşmazlığı gibi gerekçelerle karşılıksızdır işlemi yapmaktan
kaçındığı hallerde, bu durum suçun unsurlarının oluşumunu engelleyebilir.
Karşılıksız Çıkan Çeklerde Zamanaşımı Süresi
Karşılıksız çek düzenleme
suçunda şikâyet hakkının kullanımı için belirli hak düşürücü süreler mevcuttur.
Fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her halde fiilin işlendiği
tarihten itibaren bir yıl içinde icra ceza mahkemesine başvurulmalıdır. Çek
suçunun yargılamasında ise genel dava zamanaşımı süresi sekiz yıl, ceza
zamanaşımı süresi ise on yıldır. Bu sürelerin takibi, mahkemelerce resen
yapılır ve süresinde şikâyette bulunulmaması durumunda davanın düşmesine karar
verilir.
Çek Düzenleme ve Çek Hesabı Açma Yasağının Kaldırılması
Hakkında çek hesabı açma
yasağına karar verilen kişiler, yasaklılık süresince sermaye şirketlerinde
yönetim organlarında görev alamazlar. Ancak yasak, Çek Kanunu’nda öngörülen
etkin pişmanlık şartlarının yerine getirilmesiyle kaldırılabilir. Karşılıksız
kalan çek bedelinin, faizleri ve tüm yasal giderlerle birlikte tamamen ödenmesi
veya şikâyetten vazgeçilmesi halinde, mahkemece yasağın kaldırılmasına karar
verilir. Ayrıca, cezanın infazından itibaren üç yıl ve yasak kararından
itibaren on yıl geçmesiyle birlikte hükmü veren mahkemeden yasağın silinmesi
talep edilebilir.
Çek Hesabı Açma Yasağının Sonuçları Nelerdir?
Çek hesabı açma yasağı
kararına hükmedilmesi, sanığın ticari hayatını doğrudan kısıtlayan ciddi bir
güvenlik tedbiridir. Bu yasağın bir sonucu olarak, ilgili kişi adına yeni bir
çek hesabı açılamaz ve kişi elindeki tüm çek yapraklarını bankaya iade etmekle
yükümlü kılınır. Eğer hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı
verilmiş olan kişi bu tedbire aykırı hareket ederse, bir yıldan üç yıla kadar
hapis cezası ile karşılaşır. Kararın icra edilebilirliği, kararın elektronik
imza ile imzalanıp UYAP üzerinden Risk Merkezine bildirilmesi ile sağlanır.
Karşılıksız Çek Düzenleme Suçunda Etkin Pişmanlık
Karşılıksız çek düzenleme
suçunda etkin pişmanlık, failin mağdurun zararını telafi etmesi halinde cezai
yaptırımdan kurtulmasını sağlayan bir kurumdur. Sanık, karşılıksız kalan çek
bedelinin faiziyle birlikte ödemesini yaparak, soruşturma aşamasında takipsizlik,
yargılama aşamasında ise davanın düşmesi gibi sonuçları elde edebilir. Hüküm
kesinleştikten sonra dahi, bu şartları yerine getiren sanığın mahkûmiyet hükmü
tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılır. Özellikle çek hesabı sahibinin temsilcisi
veya vekili olarak çek düzenlenmesi halinde, cezai sorumluluk çek hesabı
sahibine ait olsa da ödemenin yapılmasıyla birlikte tüm süreç hukuken
sonlandırılır. Bu noktada çek düzenleyen kişi, borcunu kapatarak çek suçunun
yarattığı olumsuz sonuçlardan arınmış olur.
