Ölüme Bağlı Tasarruf Nedir? Ölüme Bağlı Tasarruflar ve Çeşitleri
Ölüme bağlı tasarruf, miras bırakanın ölümünden sonra hukuki sonuç doğurmak üzere yaptığı ve mirasının geleceğini düzenlemesine imkân veren hukuki işlemlerdir. Miras bırakan, kanunun öngördüğü sınırlar içerisinde malvarlığının tamamı veya bir kısmı üzerinde tasarrufta bulunabilir; mirasçı atayabilir, belirli mal bırakabilir veya mirasa ilişkin farklı düzenlemeler yapabilir.
Ölüme bağlı tasarruflar, şekli anlamda vasiyetname ve miras sözleşmesi olarak karşımıza çıkarken, tasarrufun içeriğine göre farklı hukuki sonuçlar doğurabilir. Bu yazıda ölüme bağlı tasarruf nedir, ölüme bağlı tasarruf çeşitleri nelerdir, vasiyetname ve miras sözleşmesi arasındaki farklar nelerdir, ölüme bağlı tasarrufların geçerlilik şartları ve iptal sebepleri nelerdir gibi miras hukuku açısından önemli konular ele alınmaktadır.
Ölüme Bağlı Tasarruf Çeşitleri Nelerdir?
Ölüme bağlı tasarruf, miras bırakanın ölümünden sonra hukuki sonuç doğurmasını istediği irade açıklamalarını ifade eder. Miras bırakan, kanunun çizdiği sınırlar içerisinde malvarlığının tamamı veya bir kısmı üzerinde ölüme bağlı tasarrufta bulunabilir.
Ölüme bağlı tasarruflar genel olarak şekli ve maddi anlamda ölüme bağlı tasarruflar şeklinde incelenir. Şekli anlamda ölüme bağlı tasarruflar, miras bırakanın son arzularını hangi hukuki işlem türüyle açıkladığını ifade eder ve vasiyetname ile miras sözleşmesinden oluşur. Maddi anlamda ölüme bağlı tasarruflar ise tasarrufun içeriğini ve ölümden sonra meydana getirmesi istenen hukuki sonucu ifade eder.
Miras bırakanın tasarruf etmediği kısım yasal mirasçılarına kalır. Ayrıca miras bırakanın tasarruf özgürlüğü, özellikle saklı paylı mirasçıların hakları nedeniyle kanunda öngörülen sınırlandırmalara tabidir.
Şekli Anlamda Ölüme Bağlı Tasarruflar Nelerdir?
Şekli anlamda ölüme bağlı tasarruflar vasiyetname ve miras sözleşmesidir. Kanun koyucu, miras bırakanın ölümünden sonra sonuç doğuracak iradesini açıklayabileceği hukuki işlem türlerini ve bunların şekil şartlarını düzenlemiştir.
Vasiyetname tek taraflı bir hukuki işlemdir. Türk Medeni Kanunu kapsamında resmi vasiyetname, el yazılı vasiyetname ve gerekli olağanüstü şartların bulunması halinde sözlü vasiyetname yapılabilir.
Miras sözleşmesi ise vasiyetnameden farklı olarak iki taraflı bir hukuki işlemdir. Miras sözleşmesinde tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamaları bulunur. Miras sözleşmesinin geçerliliği için kanunda öngörülen resmi şekil şartlarına uyulması gerekir.
Maddi Anlamda Ölüme Bağlı Tasarruflar Nelerdir?
Maddi anlamda ölüme bağlı tasarruf, vasiyetname veya miras sözleşmesinin şekli yapısından ziyade tasarrufun içeriğini ifade eder. Mirasçı atama, belirli mal bırakma, koşul veya yükleme öngörme, yedek ve art mirasçı belirleme, vakıf kurma ve mirastan çıkarma bu kapsamda değerlendirilebilecek başlıca tasarruflardandır.
Miras bırakan örneğin mirasının tamamı veya belirli bir oranı için mirasçı atayabilir. Belirli mal bırakma yoluyla ise bir taşınmazın, para alacağının veya başka bir malvarlığı değerinin belirli bir kişiye kazandırılmasını öngörebilir.
Maddi anlamdaki ölüme bağlı tasarrufun içeriğinin hukuka ve ahlaka uygun olması gerekir. Ayrıca miras bırakan, saklı paylı mirasçıları bulunuyorsa kural olarak saklı paylar dışında kalan kısım üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabilir.
Vasiyetname Yoluyla Ölüme Bağlı Tasarruf Nasıl Yapılır?
Vasiyetname, miras bırakanın son arzularını tek taraflı olarak açıklamasına imkân veren bir ölüme bağlı tasarruf şeklidir. Vasiyetname yapabilmek için miras bırakanın on beş yaşını doldurmuş ve ayırt etme gücüne sahip olması gerekir.
Bir vasiyetname resmi vasiyetname veya el yazılı vasiyetname şeklinde hazırlanabilir. Kanunda belirtilen olağanüstü şartların bulunması halinde sözlü vasiyetname yapılması da mümkündür. Her vasiyetname türü bakımından kanunda farklı şekil şartları öngörülmüştür.
Vasiyetname yoluyla mirasçı atanabileceği gibi belirli mal bırakma veya kanunun izin verdiği başka maddi anlamda ölüme bağlı tasarruflar da yapılabilir. Vasiyetnamenin tek taraflı olması nedeniyle miras bırakan, kanundaki şartlara uyarak sağlığında vasiyetnamesinden dönebilir veya yeni bir vasiyetname düzenleyebilir.
Miras Sözleşmesiyle Ölüme Bağlı Tasarruf Nasıl Yapılır?
Miras sözleşmesi, taraflardan en az birinin ölümünden sonra sonuç doğuracak tasarrufları içeren ve resmi vasiyetname şeklinde düzenlenmesi gereken bir ölüme bağlı tasarruftur. Miras sözleşmesinin yapılabilmesi için miras bırakanın ayırt etme gücüne sahip olması, ergin olması ve kısıtlı bulunmaması gerekir.
Olumlu miras sözleşmesi ile miras bırakan, mirasını veya belirli bir kısmını sözleşme yaptığı kimseye ya da üçüncü bir kişiye bırakmayı üstlenebilir. Örneğin mirasçı atama veya belirli mal bırakma miras sözleşmesi şeklinde kararlaştırılabilir.
Olumsuz miras sözleşmesi ise mirastan feragat sözleşmesi olarak karşımıza çıkar. Mirastan feragat ile mirasçı, miras bırakanla yaptığı sözleşme kapsamında gelecekteki mirasçılık hakkından karşılıklı veya karşılıksız olarak vazgeçebilir.
Vasiyetnamenin aksine miras sözleşmesi tek taraflı olarak her zaman ortadan kaldırılamaz. Miras sözleşmesinde yer alan bağlayıcı ölüme bağlı tasarrufların değiştirilmesi veya sona erdirilmesi bakımından Türk Medeni Kanunu’nda öngörülen özel kurallar uygulanır.
Vasiyetname ile Miras Sözleşmesi Arasındaki Farklar Nelerdir?
Vasiyetname ve miras sözleşmesi, şekli anlamda ölüme bağlı tasarruf türleridir. Her ikisi de kişinin ölümünden sonra sonuç doğuracak düzenlemeler yapmasını sağlar. Bununla birlikte hukuki yapıları ve bağlayıcılıkları birbirinden farklıdır.
Vasiyetname tek taraflı ve kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hukuki işlemdir. Miras bırakan, kanunda öngörülen şartlara uyarak vasiyetnamesinden dönebilir. Vasiyetname; resmi vasiyetname, el yazılı vasiyetname ve olağanüstü durumlarda sözlü vasiyetname şeklinde yapılabilir.
Miras sözleşmesi ise iki taraflı bir ölüme bağlı tasarruf şeklidir ve resmi vasiyetname şeklinde düzenlenir. Miras bırakan miras sözleşmesiyle karşı tarafı veya üçüncü bir kişiyi mirasçı atayabilir ya da belirli mal bırakma yükümlülüğü altına girebilir. Ayrıca mirasçı ile mirastan feragat sözleşmesi yapabilir.
Miras sözleşmesinin bağlayıcılığı nedeniyle miras bırakan malvarlığında sağlığında kural olarak serbestçe tasarruf edebilse de, miras sözleşmesindeki yükümlülüğü ile bağdaşmayan ölüme bağlı tasarruflarına veya bağışlamalarına karşı kanunda öngörülen şartlarla itiraz edilmesi mümkündür.
Ölüme Bağlı Tasarrufta Mirasçı Atama Nasıl Yapılır?
Mirasçı atama, miras bırakanın bir kişiyi mirasının tamamı veya belirli bir oranı üzerinde hak sahibi yapmasıdır. Türk Medeni Kanunu’na göre miras bırakan, ölüme bağlı tasarrufla bir veya birden fazla kişiyi mirasçı olarak atayabilir.
Mirasçı atama vasiyetname veya miras sözleşmesiyle gerçekleştirilebilir. Mirasçı olarak belirlenen kişinin mirasın tamamını veya belirli bir oranını almasını içeren her tasarruf, mirasçı atama olarak değerlendirilir.
Mirasçı atama ile belirli mal bırakma birbirinden ayrılmalıdır. Mirasçı atanan kişi tereke üzerinde külli halef sıfatıyla hak sahibi olurken, belirli mal bırakmada kişiye belirli bir malvarlığı değeri kazandırılması amaçlanır.
Miras sözleşmesi ile mirasçı atanan kişi bakımından sözleşmenin bağlayıcı niteliği de dikkate alınmalıdır. Vasiyetname yoluyla yapılan mirasçı atama ise miras bırakan tarafından kanunda öngörülen şekilde değiştirilebilir veya geri alınabilir.
Ölüme Bağlı Tasarrufların Geçerlilik Şartları Nelerdir?
Ölüme bağlı tasarrufların geçerli olabilmesi için öncelikle tasarrufu yapan kişinin gerekli ehliyete sahip olması gerekir. Vasiyetname yapabilmek için ayırt etme gücüne sahip olmak ve on beş yaşını doldurmak yeterliyken, miras sözleşmesi yapacak kişinin ayırt etme gücüne sahip, ergin ve kısıtlı olmaması gerekir.
Ölüme bağlı tasarruflarda kanunda öngörülen şekil şartlarına da uyulmalıdır. Bu şartlar, tasarrufun vasiyetname veya miras sözleşmesi şeklinde yapılmasına göre farklılık gösterir.
Ayrıca miras bırakanın iradesi yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda oluşmamalıdır. Ölüme bağlı tasarrufun içeriği ile tasarrufun bağlandığı koşul veya yüklemelerin hukuka ve ahlaka uygun olması da gerekir.
Miras bırakan ölüme bağlı tasarruflarını koşullara veya yüklemelere bağlayabilir. Ancak hukuka veya ahlaka aykırı koşul ve yüklemeler, yapılan ölüme bağlı tasarrufun geçerliliğini etkileyebilir.
Ölüme Bağlı Tasarrufların İptali Hangi Hallerde Mümkündür?
Ölüme bağlı tasarrufun iptali, Türk Medeni Kanunu’nun 557. maddesinde belirtilen sebeplerin bulunması halinde dava yoluyla talep edilebilir. İptal nedenleri vasiyetname ve miras sözleşmesi bakımından önem taşır.
Ölüme bağlı tasarrufun iptali şu hallerde gündeme gelebilir:
Tasarrufun, miras bırakanın tasarruf ehliyetinin bulunmadığı sırada yapılması,
Yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılması,
Tasarrufun içeriğinin, koşullarının veya yüklemelerinin hukuka ya da ahlaka aykırı olması,
Tasarrufun kanunda öngörülen şekillere uyulmadan yapılması.
Ölüme bağlı tasarrufun iptali için hukuki menfaati bulunan mirasçı veya vasiyet alacaklısı dava açabilir. Ölüme bağlı tasarrufların iptaline ilişkin davalarda görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi, kesin yetkili mahkeme ise miras bırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir.
Ölüme Bağlı Tasarruflar Saklı Payı İhlal Edebilir mi?
Miras bırakanın ölüme bağlı tasarrufta bulunma hakkı sınırsız değildir. Saklı paylı mirasçıların bulunması halinde miras bırakan, kural olarak saklı paylar dışında kalan tasarruf edilebilir kısım üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabilir.
Vasiyetname veya miras sözleşmesiyle yapılan bir kazandırma saklı paylı mirasçıların haklarını zedeleyebilir. Ancak bir ölüme bağlı tasarrufun saklı payı ihlal etmesi, tek başına tasarrufun geçersiz veya iptal edilebilir olduğu anlamına gelmez.
Saklı pay ihlalinde temel hukuki yol tenkis davasıdır. Saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçılar, miras bırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan ölüme bağlı tasarrufların tenkisini talep edebilir. Böylece tasarruf tamamen ortadan kaldırılmak yerine saklı pay ihlalini giderecek ölçüde kanuni sınıra çekilir.
Bu nedenle ölüme bağlı tasarrufun iptali ile tenkis birbirinden ayrılmalıdır. İptal, tasarrufun hukuki geçerliliğine ilişkin bir sakatlığa dayanırken; tenkis, geçerli bir tasarrufun saklı pay sınırlarını aşan kısmının indirilmesini amaçlar.
